beraberlik

n. unity, equalization, act of making uniform, togetherness, cooperation, coalescence, solidarity, tie, tie up; deuce, score of 40 each or five games each (Tennis)
* * *
tie breaking

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • beraberlik — is., ği 1) Birlikte olma durumu Onların beraberliği tam elli yıl sürmüştür. H. Taner 2) Baş başa kalma durumu 3) Başa baş kalma durumu Birleşik Sözler beraberlik müziği …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beraberlik müziği — is., müz. Orkestra, koro veya oda müziğinde olduğu gibi birçok sesle oluşturulan müzik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KEBSE — Beraberlik, eşitlik, müsavat. * Ebucehil karpuzu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MAİYYET — Beraberlik. Arkadaşlık. * Yüksek rütbeli bir kimsenin emri altında bulunan hey et. * Yan. Nezd …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MURAFAKAT — Beraberlik, arkadaşlık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜKÂFEE — Beraberlik, eşitlik, müsavat …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜZAMELE — Beraberlik, muâdele …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TAADÜL — Beraberlik, eşitlik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEKÂFÜ' — Beraberlik, eşitlik, müsâvilik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TİNNÜ — Beraberlik, eşitlik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÜSVE(T) — Beraberlik. * Halka reis olmak. * Dert ortağı. Sâdık arkadaş. Manevî tabib. * Nümune ve örnek tutulacak olan insan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.